Haziran 29, 2008 at 12:09 | Osmaniye
- Yazan admin |
İlimizde iklim, dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte, tipik Akdeniz iklimi karakteristiğindedir. İklim yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Sıcak havanın etkisi ile yayla kültürü çok gelişmiştir. Haziran-Eylül döneminde; Zorkun, Ürün, Fenk, Almanpınarı ve Maksutoğlu yaylalarına büyük göçler olur.
Merkez, Bahçe, Düziçi, Hasanbeyli, Kadirli ve Sumbas ilçelerinin bazı köyleri, rakımı yüksek yayla karakteristiği göstermekte olup, ova kesiminden farklı iklim özelliklerini gösterir. Bu sebeple tarımsal faaliyetler de uzun zaman periyodunda tamamlanmaktadır. Devamı İçin Tıklayın »
Haziran 29, 2008 at 12:08 | Osmaniye
- Yazan admin |
->
Akdeniz bölgesinin; günümüzde Çukurova antik çağda Kilikya denilen bölgenin en doğusunda yer alır. Kuzey yarım kürede 30.00 - 37.08 kuzey enlemi ile 36.13 - 36.20 doğu boylamları arasındadır. Doğusunda Gaziantep, güneyinde Hatay (Antakya), batısında Adana, kuzeyinde Kahramanmaraş illeri ile çevrilidir. Topraklarının yaklaşık % 42 si orman ve fundalıklarla, % 39 u ekili, % 2�si diğer arazilerle kaplı olup % 17 si tarıma elverişsiz arazidir. Yüzölçümü 3.767 km 2, rakımı 121 m, denize uzaklığı 20 km.dir.
Osmaniye ve komşular Dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte, Akdeniz iklimi karakteristiğindedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Ovalık alanlarda yazlar çok sıcak geçer. Bu dönemlerde daha serin olan yaylalara çıkılır. İklim özelliğinden dolayı tarımsal ürünlerde birden fazla mahsul almak mümkün olmaktadır. İlimizde yıllık sıcaklık ortalaması 19,00 ºC dir. En yüksek sıcaklık Ağustos ayında ortalama 29 ºC en düşük sıcaklık ise Aralık 9,00 ºC dir. Yıllık yağış ortalaması 99.28 Kg/m.dir. Devamı İçin Tıklayın »
Haziran 29, 2008 at 12:05 | Osmaniye
- Yazan admin |
Çukurovanın doğusunda yer alan Osmaniye ilimiz, binlerce yıl yerleşim görmüştür. Buraların tarihi, bilinen en eski dönemlere kadar uzanmaktadır. Osmaniye ilinin tarihini yazmak için iki farklı tarihsel süreç incelenmelidir. Osmaniye kent tarihi ve Osmaniye ili sınırları içerisinde kalan bölgenin tarihi olarak, iki farklı tarihçe vardır.
Osmaniyenin kent tarihinden önce, bölge tarihini incelemeliyiz. İlk çağlardan itibaren Hitit, Asur, Pers, Grek, Roma, Bizans gibi devletler ile bazı kavimlerin yaşayışlarına sahne olmuştur. Daha sonra Emevi ve Abbasilerin yaşadığı bu topraklara, Türklerin Anadoluyu fethi ile 1080 yıllardan itibaren Türk aşiretleri gelmiştir.12 yy. başlarından itibaren bölge Türk yurdudur. 
Aslantaş Baraj gölü altında kalan Domuztepenin güney ve batı yamaçlarında Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Demir çağlarına ait yerleşimler ortaya çıkarılmıştır.
Kadirli ilçesinde bulunan Topraktepe höyük, Taşlı höyük, İspir höyük, Tırmıl höyük ve Cevdetiye beldesinde Karataşlı höyük bulunmaktadır. Yapılacak araştırmalarda bu kadar verimli toprak ve sulak alanların olduğu bölgede, çok sayıda höyük, gün yüzüne çıkmayı beklemektedir.
Akad Kralı Sargon ( M.Ö. 2340 - 2284 ) tarihsel içerikli yazıtlarında Amanus ve Toros Dağlarına, yani Anadolunun güneydoğu sınırlarına geldiğinden söz eder. Devamı İçin Tıklayın »
Haziran 29, 2008 at 11:48 | Osmaniye
- Yazan admin |
Haziran 29, 2008 at 11:38 | Kilis
- Yazan admin |
GEZİ VE MESİRE YERLERİ
Karataş Parkı (Cumhuriyet Parkı)
Akpınar
Söğütlüdere
Ravanda Kalesi: Kale, Kilis�in 24 km kuzeyinde bulunan Polateli İlçesine bağlı Belenözü Köyünün yanındadır.Etrafı açık, ufuklara hakim bir dağın sivri tepesine kurulmuştur.Dağın eteğinden Afrin Çayı geçmektedir. Dağın tepesi oyulmak suretiyle yapılan kalenin bugün ayakta kalan kısmı iç kaledir. Dış kale duvarlarının bazı yerlerinde döküntüler ve temeller kalmıştır. Hititlilere kadar uzanan eski bir tarihi vardır. Bizans eseri olduğu ifade edilen kaleye islami devirlerde ilaveler yapılmıştır.
Höyükler
Oylum Höyük: Oylum höyük,Anadolu,Suriye,Mezopotamya arasında yer alan oldukça büyük bir höyüktür. Stratejik bir konumda bulunan höyük her dönemde iskan görmüş bu nedenle arkeolojik açıdan son derece önem taşımaktadır. Devamı İçin Tıklayın »
Haziran 29, 2008 at 11:36 | Kilis
- Yazan admin |
Güneydoğu Anadolu step örtüsü ile Akdeniz bitki örtüsü (maki) arasında bir geçit alanı durumunda kalan Kilis coğrafyasının, tarıma elverişli olmayan alanının %16’sını çayır ve meralar, %12’sini fundalıklar, %6’sını da ormanlık alanlar oluşturur.
Yaklaşık 7600 ha’lık bir alana yayılan orman ve korular Kurt Dağı, Haremli Tepesi, Afrin Çayı, Sabun Suyu, Deliçay yörelerinde yoğunlaşmıştır. Bu alan kızılçam (yöredeki en yaygın ağaç türü), meşe (kermez meşesi, pırnal meşesi, mazı meşesi, palamut meşesi), ardıç, tesbih ağacı, sakız ağacı, menengiç, akçakesme, sumak, badem, alıç, ahlat gibi ağaç türleri ile kaplıdır. Orman altı bitki örtüsü ise karaçalı, püren ve karışık maki formasyonlarından oluşur.
Yörenin endemik flora ve faunasını Gaziantep coğrafyasından ayrı düşünmemek gerekirse de, Kilis ve yöresiyle (özellikle Kurt Dağı,Sof Dağı) özdeşleşen endemik türler şunlardır:
Centaurea hausknechtii (peygamber çiçeği), Corchicum davisii (acı çiğdem), Fritillaria viridiflora (ters lale), Hesperis aintabica (Antep gece menekşesi), Onosma bornmuelleri (emzik otu), Satureja aintabensis (Antep sateri), Astragalus aintabicus (Antep geveni)