HepsiTR.Com - Türkiye Arşivi

Türkiyenin En Geniş ve Güzel Tanıtım Platformu. İl il, İlçe ilçe Türkiye Turu

Ağrı Dağı‘ nın adı zaman zaman değişik söylenmiştir.

 

Çeşitli tarihlerde Ağrı’ ya Argı, Han Argı, Argurı, Arkuru, Ark Dağı, Argı Dağı denilmiştir. Selçuklular buraya yerleştikten sonra Eğri Dağ, bilahare Ağrı Dağ adını aldı. Zamanla Ağrı Dağı, şekline dönüştü. Halk bazen Kire/Kıra olarak da ad vermektedir.

1938’ den beri İl, sınırları içindeki Türkiye’ nin bu en yüksek dağı olan Ağrı Dağı‘ na izafeten Ağrı olarak isimlendirilmektedir. Devamı İçin Tıklayın »

İlde sağlık hizmetleri ; Merkez ilçede 100 yataklı , Diyadin’de 25 yataklı, Doğubeyazıt’ta 50 yataklı, Taşlıçay’da 30 Eleşkirt’te 25 yataklı, Patnos’ta 25 yataklı devlet hastanelerinin yanı sıra , Tutak’ta 25 yataklı sağlık merkezi, il merkezinde 200 yataklı askeri Hastane ile 30 yataklı sigorta hastanesi tarafından verilmektedir.
Yataksız sağlık kurumları olarak 125 sağlık evi , 38 sağlık ocağı, 2 verem savaş dispanseri, 1 halk sağlığı laboratuarı, 2 ana çocuk sağlığı ve aile planlama merkezi bulunmaktadır.
Devamı İçin Tıklayın »

Ağrı İlinin tarihi çok eski olmasına rağmen, Eğitim olayındaki gelişmeler Cumhuriyetin ilanından sonra başlamıştır.
Cumhuriyetten önce, Ağrı’daki Eğitim Merkezi Doğubeyazıt İlçesiydi. Genelde Medrese tahsiline dayanan, özellikle Arapça ve Farsça olarak verilen eğitimden günümüzdeki modern anlamdaki Eğitim-Öğretim hizmetlerine geçiş 1933 yılında yapılarak hizmete açılan Alpaslan İlkokulu ile başlamıştır.
1937 yılında yapımı tamamlanan Atatürk Ortaokulu Ağrı İlinde Eğitimin İkinci Kademesini oluştururken, 1954 yılında ilk Lise olarak Şehit Naci Gökçe Lisesi hizmete sokulmuştur.
Yetişkinlerinde Okuma-Yazma öğrenmelerini sağlamak amacıyla eğitimlerin bizzat görev aldıkları bu eğitim hizmetlerinde 1956 yılından itibaren Halk Eğitimi Merkezinde başlamıştır.
Bu gün için Ağrı’ daki Eğitim; ll. genelinde 682 İlköğretim, 53 Orta dereceli Okul, Lise ve Meslek Lisesi ile bir adet Yüksek Okul ile büyük aşama kaydedilmiştir.
Devamı İçin Tıklayın »

TARİHİ VE KÜLTÜREL ESERLER

 

DOĞU BEYAZIT KALESİ:
Doğubeyazıt’ın 5km doğusunda, Eski Beyazıt’ın kuzeydoğusundaki Belleburç denilen yerde bulunmaktadır. Bugün için harap bir vaziyet arz etmektedir. Yapanı ve yaptıranı bilinmeyen kalede, Urartu mezarları ve antik çağlara ait kalıntılar bulunmaktadır. Kale plan olarak üç bölümden meydana gelmiştir. Orta bölümde tapınak ve mağaralar mevcuttur. Kalenin etrafını çeviren surlar tamamen kaybolmuştur. Kalenin Urartular tarafından yapıldığı sanılmaktadır.
Devamı İçin Tıklayın »

AĞRI’DA TURİZM POTANSİYELİ

Bir çok uygarlığın izlerini bünyesinde barındıran Ağrı, tarihi ve kültürel değerlerin yanısıra bozulmamış doğal kokusu, yüksek dağları, yayları ile ülkemiz turizmi içerisinde kendine iyi bir yer edinmiştir. Dünyanın ikinci büyük dağı Ağrı Dağı, Nuh’un Gemisi, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin doğudaki abidesi, İshakpaşa Sarayı, Dünyanın alaska’dan sonra en büyük meteor çukuru, ile yüksek turizm potansiyeline sahip ilimizde 950 turistik belgeli olmak üzere 3000 yatak kapasitesi ile dünya turizmine ev sahipliği yapabilecek yapıya sahiptir. Devamı İçin Tıklayın »

Orta Asya’dan gelen kavimlerin Anadolu’ya girişleri sırasında Ağrı, bir geçiş oluşturmuş, dolayısıyla bir çok medeniyete sahne olmuştur. Ancak bu medeniyetler Ağrı’yı bir giriş kapısı olarak gördüklerinden burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır.
Bölgede egemenlik kurdukları sanılan Hititler’in güçlerini yitirmeleri üzerine, M.Ö.1340-M.Ö.1200 tarihleri arasında Hurriler bölgeye yerleşmişlerdir. Hurriler krallık merkezi olan Urfa’dan uzak olan Ağrı’yı ellerinde tutamamışlardır.
En köklü uygarlığı Urartular oluşturmuştur. Urartu’nun Van Gölü’nün kuzey ve kuzeydoğusundaki ülkeler üzerine, Kral İspuini ( M.Ö.825-M.Ö.810 ) döneminde seferler başlamış, Kral Menua ( M.Ö.810-M.Ö.786 ) döneminde bu akınlar daha da ağırlık kazanmıştır. Kuzeye ve kuzeydoğuya giden yollar üzerinde inşa edilen kaleler, buraya yapılan seferlerin önceden planlandığını göstermektedir. Ağrı Dağı’nın yamaçlarında, Karakoyunlu ve Taşburun köylerinin arasında ele geçen bir Urartu yazıtı Kral Menua’nın bu bölgedeki egemenliğinin kesin kanıtıdır. Devamı İçin Tıklayın »