1926 yılında Atatürk’ün emriyle buradaki Rumlar, Mübadeleyle Mersinden gemilere bindirilerek Yunanistanın Selanik ÅŸehrine baÄŸlı Deryapladiye gönderilmiÅŸtir. Karşılığında oradaki Türkler İstanbula getirilir. Böylece Karsantıda hiçbir Rum aile bırakılmaz. Buradaki nüfus azalınca ormanlar bir yasayla devlete mal edilir. Devlet ormanları halka ücret karşılığında belirli bir plan dâhilinde kestirir. Halkın çoÄŸunluÄŸu geçimini ormancılıkla karşılarken tarım ver hayvancılık da yapılmaktadır.

Yeni Türk devletinin yurdun her yanında başlattığı kalkınma çalışmaları Karsantıda başlar. Köy kanunu gereği yolların yapımı için girişimde bulunulmuştur.Bunun için Adanaya Atatürk geldiği zaman Karsantıdan bir heyet Adanaya gelir.Heyetin başında Yusuf Çavuş isminde bir zat bulunmaktadır. Atatürke dileğini anlatmak için müsaade ister fakat içeri alınmaz. Yusuf Çavuş sızlanmaya başlar, bu sızlanmaları duyan Atatürk Kim o? diye sorduğunda Efendim, Karsantılı bir köylü gelmiş sizinle görüşmek istiyor, biz de içeri almak istemedik. derler. Atatürk kızar ve Çabuk içeri alın diye emir verir. Yusuf Çavuş huzura varınca, Atatürk: Kısa ve öz konuş!der. Yusuf Çavuş da Sayın Paşam hazinelerimiz çok anahtarımız yok. demiş. Atatürk Anladım oğlum yol istiyorsunuz değil mi? demiş. Evet Paşam! cevabını vermiş. İlçelik ve bazı isteklerde bulunmuşsa da onları daha sonra düşünürüz diyerek yetkili memurlara emir vermiş: Bu adama bir yetki yazısı yazın. Yusuf Çavuşa gerekli yazı verilir onu yol çavuşu yaparlar. O da tüm köylüleri imece usulüyle çalıştırarak yol çalışmasına başlar. Tren yolu yapacağız diyerek bazı kayalar delinmiş barut doldurularak patlatılmıştır. 1934 -1940 yılına kadar yaklaşık 30 km. yol açılmıştır. Tabii ki etütsüz olduğundan sağlıklı bir yol açılmamıştır. O dönemlerde ulaşım genellikle at sırtında yapılmaktadır. Nehir kıyısındaki köylü kereste nakli yapmak için Adanaya kadar salcılık yapılmaktadır. Bir kısım halk ulaşımını salla gerçekleştirmişlerdir. 1950li yıllarda kamyon girmiş halk rahatlamıştır. 1973 yılında belediye teşkilatı kurulmuş ve ismi de Karsantı olarak değiştirilmiştir. Coğrafî yapısı nedeniyle idarî yönden kolaylık sağlanması amacıyla 09.06.1987 tarih ve 3392 sayılı kanunla Aladağ ismi verilerek ilçe yapılmıştır (Aladağ Kaymakamlık Arşivi,2003).

30 Mart 1920nin Önemi

30 Mart 1920 günü Aladağ(Karsantı) ilçesinin düşman işgalinden kurtuluş günüdür. Fransız bayrağının dalgalandığı hükümet konağına Türk bayrağı o gün dalgalanmıştır. Karsantıya giren müfreze Mustafa Kemalin Sivas Kongresi sırasında görevlendirdiği ilk düzenli Kuva-yı Milliye Komutanlığıdır. Mustafa Kemal Paşa Sivastan Batı Çukurova Milli Kuvvetler Komutanı olarak tayin ettiği Sina Paşa şu emri yollayarak Çukurovanın düşmandan kurtuluş ışığını vermiştir;

-Halk kendi iradesiyle bağımsızlığını kazanacaktır.

-Karaisalıda toplanan Milli kuvvetler, Adanaya yürüyerek, Fransızları ve onlara yandaş olan Ermenileri denize dökeceklerdir.

İşte bu emri alan Milli Kuvvetler Komutanı Sina Paşa, Karaisalıya varmak ve Milli Kuvvetler Komutanlığını oluşturmak için kurtuluş yolunu Aladağ(Karsantı)olarak görmüştür. Bölge halkının neredeyse tamamının Türk olması, bunun yanında düşmanın burada zayıf olması onu Karsantıya götürmüştür. Sinan Paşa, Karsantıya girmiş ve kolaylıkla düşmanı etkisiz hale getirerek, ay yıldızlı al bayrağı dalgalandırmıştır. Bu bayrak düşmanın 17 Aralık 1918 günü başlayan işgalinden sonra ilk kurtuluş meşalesidir. Karsantı gibi bir nahiye kurtarılmıştır. Bu şekilde hem Kuvayı Milliyeciler moral bulmuşlar, hem de Karaisalı yolu Milli Kuvvetlere açılmıştır. Karaisalıya hareket sırasında Karsantı ve çevresinden Milli Kuvvetlere onlarca kişi katılmıştır. Karaisalıda Karsantı Müfrezesi kurularak, bu müfreze onlarca şehit vermesine rağmen Sinan Paşa ile birlikte Batı Cephesinde düşmanı İzmirden denize dökene kadar mücadele vermiştir.

Milli Kuvvetler Komutanlığının 1 Nisan tarihinde Karaisalıya girişi ile birlikte Milli Kuvvetler Komutanlığı kurularak düşmanla düzenli birlikler halinde savaş başlamıştır. Kuva-yı Milliyle ruhu kısa zamanda tüm Toroslarda cereyan ederek Andırın, Kadirli, Pozantı, Kozan, Feke, Saimbeyli, Tufanbeyli ve tüm Çukurova düşman işgalinden kurtularak bağımsızlığına kavuşmuştur.

Bu anlam ve önemle Karsantı tarihinde 30 Mart 1920 günü, bir şeref ve onur günüdür. Bu gün ilelebet bu topraklarda ay yıldızlı al bayrağın dalgalanacağının en büyük müjdecisi olduğu gibi, aynı zamanda en büyük ispatıdır.