Birinci Dünya Savaşından sonra meydana gelen çeşitli göçler nedeniyle,tanındığı sanatların ve üretim kollarının, eski önemlerini yitirmeleri sonucunda, kentsel ekonomik hayatta bir durgunluk yaşanmaya başlamıştı.

Bu durgunluk, 1930’ lu yıllarda ,Amasya’nın Demiryolu Bağlantısına kavuşması ve Tokat ilinde Turhal Şeker Fabrikasının açılması ile aşılmış ve giderek canlanan ve çeşitlenen bir Tarımsal Yapının ortaya çıkmasına neden olmuştu.

Şeker Fabrikasının;Tarım ve Sanayi Sektörleri dışında gelişmesine öncülük ettiği başka bir alan da Madencilik Alt Sektörü idi.Yeni Çeltek Kömür İşletmesi,daha sonraları açılan Amasya Şeker Fabrikasının yanı sıra, çevredeki diğer Şeker Fabrikalarının da enerji gereksinimini karşılamıştı.

Yeni Çeltek Kömür İşletmesi, bunların dışında, aynı zamanda, ilin Tarım Sektöründe, 1960’lı yıllarla birlikte, makineleşme ve pazara açılma gibi süreçlerin sonucu olarak ortaya çıkan Topraksız Kesime, istihdam olanağı sağlamıştı.

Amasya İlinin ekonomik yaşamında, Turhal Şeker Fabrikasının yapımı ve Samsun-Sivas Demiryolunun Ulaşıma açılmasıyla başlayan hareketlilik ve ülke pazarıyla bütünleşme,1950’lerde, Amasya-Suluova Şeker Fabrikasının kurulmasıyla, daha da artmıştır. Böylece Şekerpancarı; Amasya İlinin, yalnızca Tarımsal Yapısını değil Sanayi Yapısını da geliştirmiş ve değiştirmişti.

Bu çerçeve içinde; 1950 lerde, o zamana dek sadece El Tezgahları, Tabakhaneler, Şaraphaneler, Un Değirmenleri biçiminde örgütlenen Küçük İmalat yanında, Şeker Fabrikalarının başını çektiği bir Sanayileşme Hareketi başlamıştı.

Bu sanayileşme ile birlikte özellikle Tarım Ürünleri işleyen ve Gıda alanında yoğunlaşan Süt, Yağ, Yem, Un ve Meyve Suyu Fabrikaları kurulmuştu.

Ancak, bununla birlikte Küçük Ölçekli İşletmeler,ekonomideki varlıklarını korumuşlardı.

Amasya İlinin, sınai gelişiminde göze çarpan bir özellik; Sanayinin, devlet girişiminin öncülüğü ve katkısı ile gerçekleştirilmiş olmasıdır.Bu tür kuruluşlar bir yana bırakıldığında, Sanayii de “Küçük Ölçekli İmalat” ın ağır bastığı görülmektedir.

Amasya İlinde Fabrika Ölçeğinde ve Emeğe Dayalı Sanayileşme Hareketi, 1950 yılında başlamış ve pancar ekiminin artırılması ve başta Şeker Sanayi olmak üzere Gıda Sanayindeki yatırımların artması ile hız kazanmıştı.

Sanayi Yapısı incelendiğinde; Özel Sektör Yatırımlarının, mütecanis sektör olarak bakılırsa, daha çok, Gıda Maddeleri ve Taş ve Toprak Sanayi alanlarında olduğu; il genelinde mevcut, irili ufaklı işletmelerin büyük bir çoğunluğunun, Gıda Sanayiinde faaliyet gösterdiği görülmektedir. Çoğunluğu Un Fabrikası olan bu tesislerin dışında kalan diğer işletmeler içerisinde Taş ve Toprak Sanayi, ikinci sırayı almaktadır.

Sınai girişimler zayıf olup,sermaye birikimi sağlayan girişimciler, daha ziyade, il dışına çıkmakta ve yatırım yapmaktadır. Bu şekilde, tasarruflar da, il dışındaki başka yörelere akmaktadır.

İl genelinde; sermaye, gelir seviyesi ve dolayısıyla tasarruflar düşük düzeyde bulunmaktadır.

İmalat Sanayi Alt Sektörünün Yapısı ve Gelişimi

İmalat Sanayiinde kurulu tesislerin; esas olarak, “İç Pazara Dönük Üretim” yaptığı gözlenmektedir. Bu sanayii yapısı, Türkiye’nin, halen uyguladığı ve uygulayacağı “İhracata Dönük ve Dış Rekabete Açık Sanayi Politikası”na uygun düşmemektedir.

İl Ekonomisi; büyük ölçüde Tarıma dayalı olup, Tarım Sektörü, Ekonomideki bu ağırlıklı konumunu sürdürmekle birlikte, son yıllarda, Sanayi Sektöründeki yeni yatırımlar ve gelişme nedeniyle, bu özelliğini, yavaş yavaş yitirmektedir.

Amasya İli; 1985 yılında, “Kalkınmada İkinci Derecede Öncelikli Yöreler”;1997 yılında da “Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöreler” kapsamına alınmış olmasına karşın; İlde Sanayileşme Kültürünün gelişmemiş olması, Yeterli Sermaye Birikiminin bulunmaması ve yurt içi ve yurt dışında yatırımcıların İl’e çekilememesi gibi nedenlerle, Sanayi alanında fazla bir gelişme sağlanamamıştır.

Kentsel Ekonomi; halen, Tarımsal ağırlıklı karakterini korumaktadır.

Ancak, Amasya İlinde; Sanayinin altyapısını oluşturan Küçük Sanayi Sitelerinin (KSS)1980’den sonra; Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) nin ise, 1996’dan sonra yatırıma girişmeleri ile yörede, sanayileşme alanında bir hareket sağlanmıştır.

İlde, Tarım Sektörünün ağırlıklı bir sektör olmasına karşın, Tarıma Dayalı Sanayinin de, pek gelişmediği görülmektedir.

Günümüzde; artık, yerleşim bölgelerinde aile işletmeleri olarak faaliyet gösteren Besi İşletmelerinin çevreye vermiş oldukları olumsuz etkileri kontrol altına almak, bu tür işletmeleri, sosyal yaşamı etkilemeyecek bir şekilde ve modern besi işletmeleri tekniklerine uygun olarak, yerleşim merkezlerinin uzağında bir bölgeye toplamak amacıyla, Besi Organize Sanayi Bölgeleri (BOSB) kurulmaktadır.