
Ankara M.Ö. 333′de Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından Persler’den alınana kadar; tarihi boyunca Frigyalılar, Lidyalılar, Persler ve Hititler’in egemenliÄŸine girmiÅŸtir. O yıllarda Anadolu’ya gelen savaşçı bir kavim olan Galatlar eski Ankara Kalesi’ni yapmışlardır. Daha sonra bölgede siyasal birliÄŸi kuran Romalılar M.Ö. 189 yılında Galatlar’ı yenerek Ankara’yı ele geçirmiÅŸlerdir.
M.S. 3. Yüzyıl ortalarında Roma İmparatorluÄŸu’ndan ortaya çıkan sosyal ve ekonomik çöküntüyle paralel olarak kent o günlere kadar koruduÄŸu açık kent niteliÄŸini yitirmiÅŸ; çevresi surlarla çevrilmiÅŸtir. Roma İmparatorluÄŸu’nun baÅŸkenti İstanbul’a taşınınca, Ankara’dan geçen ve baÅŸkenti doÄŸuya baÄŸlayan yolların önemi daha da artmıştır. M.S. 10. yüzyıla kadar Ankara diÄŸer Bizans Kentleri gibi para ekonomisinin geliÅŸtiÄŸi, örgütlü bir ekonomik yapısı olan önemli bir merkez özelliÄŸi kazanmıştır. Bu dönemde, kent planının temel öğeleri; kent düşman saldırılarına karşı koruyan kalın surlar, pazar yeri iÅŸlevini gören agora ve kilisedir.
Ankara’nın Selçuklular’ın eline geçmesi, Malazgirt Savaşı’ndan sonra 1073 yılına rastlar. 12 ve 13. yüzyıllarda Selçuklu sultanlarının da çabasıyla transit ticaret bir geliÅŸme gösteren Ankara 1304’de görevli özerklik verilerek Osmanlı Devleti’ne baÄŸlandı. I. Murat zamanında kesin olarak Osmanlı topraklarına baÄŸlanan kentte, 1402 yılında Timur ve Osmanlı Yıldırım Beyazıt arasındaki Ankara Savaşı yapıldı. SavaÅŸta kent ve çevresinin büyük ölçüde harap olmuÅŸ, Anadolu birliÄŸini yeniden kuran II. Murat zamanında yeniden onarılmıştır.
I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti savaÅŸtan yenilgiyle ayrılınca; Mustafa Kemal Atatürk KurtuluÅŸ Savaşı‘nı baÅŸlatan en büyük adımı Ankara’da atmış, ilk ulusal meclis burada açılmış, KurtuluÅŸ Savaşı Ankara’dan yönetilmiÅŸtir. SavaÅŸ sonucunda Türk Milleti bağımsızlığını tekrar kazanmış, 13 Ekim 1923′te Ankara yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti‘nin baÅŸkenti olmuÅŸtur.