Kaçkar Dağları Milli Parkı 51.550 Hektar Alanı kapsamaktadır. Milli Parkın Büyük bir bölümü Rize İli Çamlıhemşin İlçesi ve bir kısmı da Artvin İli Yusufeli İlçesi sınırları dahilinde kalmaktadır. Kaçkar Dağları Milli Park sahasında 11 Köy ve 44 Yayla bulunmaktadır. Bu Köy ve Yaylara dolmuşlarla ile ulaşım Rize İli Pazar İlçesi ve Artvin İli Yusufeli İlçelerinden sağlanmaktadır.
Ayder Yaylası’na ulaÅŸmak için Rize’den çıkıp Artvin istikametine doÄŸru devam ediyorsunuz, Çayeli’ni geçiyor, ArdeÅŸen’e ulaÅŸmadan Fırtına Vadisi boyunca güneye doÄŸru yönelip tırmanmaya baÅŸlıyoruz. Milli park statüsündeki Fırtına Vadisi Dünya’nın öncelikli korunması gereken 200 ekolojik bölgesinden birisi. Fırtına deresi bir zamanlar baraj yapımı ile gündeme gelmiÅŸti. Fakat doÄŸal yapının bozulmasına neden olacağı için uzun bir yargı sürecinden sonra proje iptal edildi. Dereyi solumuza alıp ağır ağır yolda ilerlerken, yeÅŸilin bin bir tonunu görünce bunun nedenini anlamakta zorlanmıyoruz.
Fırtına Vadisinin gerçekten muhteÅŸem bir doÄŸası var. İnsanı kendinden geçirecek bir güzelliÄŸe sahip. Dar ve derin bir vadi içinde akan bir dere, her yandan ona ulaÅŸan küçük su kaynakları, bin bir çeÅŸit aÄŸaç ve rengarenk çiçeklerden oluÅŸan manzara. Zaman zaman bu dere üzerine kurulmuÅŸ kemer köprülere ve yamaçlardan dökülen küçük ÅŸelalelere rastlanıyor. Tepelerin yamaçlarında Karadeniz’e özgü deÄŸiÅŸik mimari tarzda evleri ve ilkel görünümlü teleferikleri unutmamak lazım.
Karadeniz kıyısıyla Ayder arasındaki tek yerleÅŸim yeri ÇamlıhemÅŸin. ÇamlıhemÅŸin yolu gayet bakımlı. İlçe ortasından akan derenin iki kenarındaki dik yamaçlara kurulmuÅŸ. AhÅŸap ve eski evler ile kadınların yöresel kıyafetleri hemen dikkatimizi çekiyor. ÇamlıhemÅŸin Rize arası toplam 35 km iken ilçenin güney-doÄŸusunda yer alan Ayder 19 km’dir.
ÇamlıhemÅŸin’i arkamıza alıp yola devam edince 20 dakika kadar sonra Ayder Yaylasına ulaÅŸtık. 1 358 m. yükseklikteki Ayder yaylası Karadeniz yaylalarının en meÅŸhurlarından biridir. Bu yayla Milli Park Sahası içinde olmakla birlikte Turizm Merkezi ve Belediye Mücavir alam kapsamındadır. Yeni geliÅŸmekte olan bir yerleÅŸim birimidir. Bu yaylada yaklaşık küçük büyük 25 adet otel ve pansiyon bulunmaktadır. Bunların çoÄŸunluÄŸu aile iÅŸletmeciliÄŸi ÅŸeklinde çalışmaktadır. Alt yapı hizmeti tamamlanmış olan yayla daha çok bir kasabayı hatırlatmaktadır.
Ayder’in en bilinen ve en meÅŸhur görüntüsü yamaçtaki çimenlikler arasında yer alan ahÅŸap ve eski evler. Ayder’de bulunmak bile kendinizi iyi hissetmenizi saÄŸladı. İlk yaptığımız iÅŸ çeÅŸmeden akan buz gibi sudan içmek oldu. Yaylanın her tarafından mutlaka bir pınar yada çeÅŸmeye rastlamak mümkün. Galiba Türkiye’ye su zengini diyenler Ayder Yaylasını ziyaret etmiÅŸler. DoÄŸayla bütünleÅŸmiÅŸ yayla evlerine, oteller ve pansiyonlar eÅŸlik ediyor. Bir de kamp yapmak için burada olanların çadırları ve karavanları. Ayder’de beton bina yapmak yasak, yapılacak binalar mutlaka ahÅŸap olmalı. Yayla bölgenin diÄŸer kesimlerine göre kalabalık. Ağırlıklı olarak turistler var, dünyanın her yerinden insana rastlayabiliyorsunuz. Tabii, en baÅŸta da, ellerinde fotoÄŸraf makineleriyle Japonlara.
Ayder’i ÅŸifa yaylası olarak tanımlanmasını saÄŸlayan özellikleri;
Havası ve suyu
Kaplıcası
Balı’dır.
Ayder Yaylası’nın havasının astım hastalığına iyi geldiÄŸi söyleniyor.
Ayder Yaylasında ülkemizin sayılı kaplıcalarından olan Ayder Kaplıcası bulunmaktadır. Kaplıca olarak ise büyük bir tesis var ve gün boyu ziyaretçi akınına uÄŸruyor. 260 metre derinlikten çıkan, 50 derecelik kaplıca sularının baÅŸta romatizma, kireçlenme olmak üzere pek çok hastalığa iyi geldiÄŸini biliniyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde yapılan bir araÅŸtırmada, kaplıca sularının romatizmal eklem hastalıkları,sinir, sindirim, dolaşım sistemi hastalıklarıyla idrar yolları ve üreme organı hastalıklarına iyi geldiÄŸini belirtiliyor. Kaplıca suları ayrıca, egzama ve sedef, ergenlik sivilceleri gibi cilt hastalıklarının tedavisinde de kullanılıyor.Kaplıca sularından fayda görmek için havuza girmek, özel banyo almak ya da içmek mümkün. Tabii ki, kaplıcaya girmeyi sakıncalı kılacak durumlar da var. ÖrneÄŸin kanamalı rahatsızlıklar, yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıkları baÅŸta geliyor. Bu nedenle kaplıcaya girmeden önce mutlaka uzman bir doktora danışmak ÅŸart.
Ayder Yaylası’nda, orman gülünden (Rhodedendron) elde bal turistik eÅŸya satan küçüklü büyüklü dükkan ve tezgahlar dikkat çekiyor. Bal satıcıları bunu ÅŸifalı bal olarak sunuyorlar. Ayder balının en önemli özelliÄŸi tamamen doÄŸal olması. Ayder balını elde etmek için yöre halkı, tahta kovanları iplerle yüksek çam aÄŸaçlarının tepesine çekiyor ve orada bırakıyorlar. Kafkas orman güllerinden polen alan arılar da iÅŸte, burada tamamen doÄŸal ortamlarında meÅŸhur Ayder balını yapıyorlar. Balı, ilk bakışta diÄŸer ballardan ayıran özelliÄŸi rengi. Klasik bal renginden daha açık üstelik de berrak deÄŸil mum gibi bulanık bir rengi var. Bu balın balmumu, ağızda hemen eriyecek kadar yumuÅŸak.
Ayder Yaylası yerleÅŸim alanı yakınında günübirlik kullanıma yönelik hizmet sunan düzenlenmiÅŸ saha mevcuttur. Milli park ayrıca doÄŸa yürüyüş sporuna uygun topografyası ile daÄŸcılık faaliyetlerine olanak saÄŸlamaktadır. Ayder’e gelenlerin pek çoÄŸu trekking yapmak için geliyor.
Başta Fırtına Deresi ve Hemşin Deresi olmak üzere; bitki çeşitliliği ve zenginliği ile fauna çeşitliliğinin yoğunlaştığı bütün vadiler görülmeye değer niteliktedir. Ağaçların yüksekliği 30-40 metreye ulaşmaktadır. Dağ çayırları arasında çok sayıda kır çiçekleri ve frambuazlar bulunmaktadır.
Fauna açısından da zengin olan Kaçkar Dağlarında çengel boynuzlu dağ keçisi, kurt, ayı, domuz, tilki, vaşak, geyik, sansar, çakal, kuşlardan sülün, kartal, doğan, atmaca, şahin, yaban tavuğu vb. yaban hayvanları bulunmaktadır.
Her yıl Nisan ve Mayıs aylarında Karadeniz’den ayrılarak HemÅŸin, Fırtına ve çaÄŸlayan dereleri boyunca sadece yumurta bırakmak için seyahat eden deniz alalarının derelerdeki üreme faaliyetlerini görmek ve izlemek dikkate deÄŸer bir olaydır. Her yıl yumurtalarını söz konusu derelerin aynı yerlerine bırakan deniz alaları AÄŸustos ve Eylül aylarında tekrar denize dönmektedirler.
Kaçkar DaÄŸlarında (3932 m) oldukça fazla buzul gölleri bulunmaktadır. Kaçkar DaÄŸları’nda yükseltinin kısa mesafelerde artması yaylacılık etkinliklerine baÄŸlı bir takım geçici yerleÅŸmelerin de kurulmasına doÄŸrudan etkili olmuÅŸtur. Ülkemizin önemli zirvelerinden birisine sahip olan Kaçkar DaÄŸları’nda aktüel buzullaÅŸmanın ve diÄŸer doÄŸal deÄŸerlerin zenginliÄŸi daÄŸcıları, turistleri ve bilim çevrelerini buraya çekmiÅŸtir.