Eski çaÄŸlarda, Hellespontos ve Dardanelles olarak da adlandırılan ilde 3000 yıldan beri yerleÅŸim olduÄŸu bilinmektedir. Bugün bile kalıntıları bulunan Truva (Troia, Troy) Antik kenti 2500 yılında büyük bir depremle yıkılmış ve bölge uzun yıllar Lidya’lılarca yönetilmiÅŸtir. Millattan önce 336 yılında bölgede en önemli güç hâline gelen Pers İmparatorluÄŸu Helenizm‘i tüm dünyaya yaymak amacındaki Büyük İskender Granikos Çayı (Biga Çayı) kıyılarında büyük bir bozguna uÄŸratılmıştır. Osmanlı Devleti döneminde de KaresioÄŸulları BeyliÄŸinin yıkılması ile ilin bugünkü topraklarının büyük bir bölümü ele geçirilmiÅŸ, Bizans‘a yardım karşılığı ödül oalark alınan Gelibolu‘daki kaleler sayesinde ilin fethi daha da kolaylaÅŸmış ve BoÄŸazlar ile birlikte kontrol Osmanlı Devleti’ne geçmiÅŸtir.
Çanakkale ilinin topraklarının bütününe bakıldığında, üzerinde kurulmuÅŸ olduÄŸu yarımada Biga Yarımadası olarak adlandırılır. İl içindeki en kayda deÄŸer yükselti Biga DaÄŸları’dır. Biga adının bu denli çok kullanımının sebebi, Cumhuriyet döneminden önce , Osmanlı idarî sisteminde Sancak’ın Biga ilçesi olmasıdır. Yani ilin eski merkezi Biga olup, Cumhuriyet döneminde, kazanılmış olan baÅŸarılardan dolayı ilin ismi ve merkezi Çanakkale olarak deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir. İlin isminin kökeni ise yörede çok geliÅŸmiÅŸ olan çanak - çömlek zanaatinden gelir. Åžehrin iki simgesi hâline gelen Kale-i Sultaniye ile çanakçılık özdeÅŸleÅŸince de ÅŸehir Çanakkale olarak adlandırılmaya baÅŸlanmıştır.