Hakkâri il alanı,Dicle Irmağı’nın kolları olan Zap ve Habur Suları havzaları üzerinde yer alır. Hakkâri yöresini örten DoÄŸu Torosların yayı, neojen otlarından aşınmış, daha sonra ÅŸiddetli yükselmelere uÄŸramış ve kubbeleÅŸmiÅŸtir daÄŸlardır. Yüksek yerlerde buzul oyma ve birikintileri ortaya çıkmıştır. Buzulların gerilmesinden sonra, akarsu oymaları sonucu, derin karstik vadiler oluÅŸmuÅŸtur.

Zap Vadisi
Havaril DaÄŸları’nın güney yamaçlarından baÅŸlayan, Zap Vadisinin baÅŸlangıçta fazla dar deÄŸildir. BaÅŸkale yakınlarında vadi daha da geniÅŸler.
Bu geniÅŸ taban üzerinde BaÅŸkale Vadileri oluÅŸmuÅŸtur. Daha sonra Hakkâri il sınırları içine giren vadide bu düzlüklerdir, Vadi, Nehil Vadisi ile birleÅŸinceye dek sınırda da olsa sürer. Zap Vadisi Cilo Dağı’nın kuzeyinde Nehil Vadisiyle birleÅŸtikten sonra güneybatıya döner. Genişçe bir yay çizerek Altın DaÄŸlarıyla Samur DaÄŸları arasında geçer ve Çukurca yöresinde Irak topraklarına girer.
Zap Vadisi, ülkenin en derin ve dar vadilerden biridir. Bunun iki nedeni vardır, Hakkâri Toroslarının temelinde, kretase ve neojen kalkerleri büyük bir yer tutmaktadır. Kalkerlerin suya karşı dirençleri az olduğundan, derin vadiler oluşmuştur. Ayrıca, neojen sonlarında yörede olan şiddetli yükselmelerden dolayı yapılanmada etkisi büyük olmuştur.
Zap Vadisi, yer yer yarma vadi, yer yer de henüz gelişim tamamlanmamış(u) vadi şeklindedir.Bu nedenle, vadinin hiçbir yerinde geniş tarım alanları yoktur. Vadi yamaçlarında, bölgenin yükseltme hareketleriyle uyumlu olarak şekiller oluşmuş ise de buralar çoğunlukla yüzeyin yontulması sonucu birikmiş taş ve molozlarla kaplıdır. Bu düzlüklerde tarım yapma olasılığı yoktur. Vadi yamaçlarının genişledikleri yerlerde, az da olsa küçük tarım alanları vardır. Tarım toprakları çok yetersiz kaldığından vadi tabanına yakın yamaçlarda, yapay taraçalar oluşturulmuştur.
Zap Vadisi’nde sınırlı tarım alanlarında, kuzeyde daha çok olmak üzere, buÄŸday ve arpa ekilmektedir. Ayrıca elma ve dut üreticiliÄŸi baÅŸta olmak üzere, baÄŸcılık yapılır.

Nehil Vadisi
Yüksekova’nın doÄŸusundaki daÄŸların güney yamaçlarından baÅŸlayan Nehil Vadisi, önce güneybatı, sonrada batı yönünden uzayarak geniÅŸ bir yay çizer.BaÅŸlangıçtan hemen sonra tabanı geniÅŸler ve geniÅŸ bir düzlük ortaya çıkar. Bu düzlüğe Gevar Ovası adı verilir. Ovanın, batı ucunda, vadi, yeniden daralır ve bir boÄŸaz ÅŸeklini alarak Zap Vadisiyle birleÅŸir.

Gever Ovası
Nehil Vadisi’nin geniÅŸ düzlüğünü oluÅŸturduÄŸu ovadır.Burası eskiden kapalı bir ova iken Nehil Suyu Vadisi’nin yatağı derinleÅŸerek zamanla Zap Suyu Vadisi ile birleÅŸmiÅŸtir. Çöküntü oluÄŸu olması nedeniyle, DoÄŸu Toroslar’ın en büyük düzlüğüdür. Nehil Suyu boyunca uzanan ovanın uzunluÄŸu, yaklaşık30km’dir. GeniÅŸliÄŸi ise 5ile10km arası deÄŸiÅŸmektedir.
Ova genellikle düzdür, ama ortasından geçen Nehil Suyu’na yakın yerlerde eÄŸim çok düzensizdir. Alüvyal topraklarla kaplı olan, ova, çok verimlidir.
Nehil Suyu’nda. ovada katılan derenin suyu çok fazladır. Mart sonlarında çevre daÄŸlarının karlarının erimesiyle, ovanın büyük bir kesimi göl olur.Kısa bir süre sonra sular çekilir. Sular kesilince çok büyük çayırlar yetiÅŸir. Suların çekilmediÄŸi bazı bölgelerde yaz boyunca kalan sular bataklık oluÅŸturur.
Yaklaşık 1.900m yükseltili Gevar Ovası’nda kışlar çok sert ve uzun geçmektedir. Yüksek daÄŸlarla çevrili olduÄŸundan ova üzerinde yoÄŸun atmosfer hareketleri görülmez. Ağır soÄŸuk hava, ova üstüne çöker Yükselti ve iklim koÅŸullarının elveriÅŸsizliÄŸi, dolayısıyla Gevar Ovasında bütünüyle tarım yapılmaz. Büyük bir bölümü çayır ve mera durumundadır.
Gevar Ovasında, hayvancılık bitkisel üretiminden daha yatkındır. Koyun, sığır, manda ve keçi beslenmektedir.

AvarobaÅŸin Vadisi
İl sınırları içinde uzunluğu fazla olmayan bu vadi, çok dar ve derindir. Salt Dağı ile Cilo Dağı arasındaki kalkerli ve volkanik alanda, genellikle boğaz şeklinde uzanan bir yağma vadidir.
Salt Dağı ile Cilo Dağı’nın birleÅŸtiÄŸi sırtın batı yamaçlarında baÅŸlayan vadi, çok geniÅŸ bir yay çizerek daÄŸları aÅŸar ve Irak topraklarına girer.
Dağlıca yöresi ile sınıra yakın yerlerde, küçük tarım alanları vardır. Burada biraz arpa, buğday,mısır ekilmekteyse de, daha çok hayvancılık yapılmaktadır.

Åžemdinli Vadisi
Åžemdinli yöresi, Hakkâri’nin en engebeli kesimlerinden biridir. Türkiye-İran sınır daÄŸlarının batı yamaçlarından baÅŸlayan Åžemdinli Vadisi gerçek bir yarma vadidir. Çok dar ve diktir. Yer yer vadi tabanı ile vadi yamacının en üst noktası arasında ki farkı 1.000m’yi bulur. Vadide, düşeye yakın diklikler gösteren uçurumlar az deÄŸildir. Hem yamaçlar hem de vadi, kopan ve yuvarlanan kayalarla, taÅŸ parçaları doludur. Bu kesemin volkanik ve kalkerli yapısı nedeniyle, vadide bir çok maÄŸara oluÅŸmuÅŸtur. MaÄŸaralarının içlerinden, “kapan”adı verilen patikalar geçer. Åžemdinli Vadisi’nin, il sınırlarında dek olan bölümünde tarım alanı yoktur.

Hacıbey Vadisi
Irak,İran ve Türkiye sınırların9ıjn birleÅŸtiÄŸi noktadan baÅŸlayan Hacıbey Vadisi, KaradaÄŸ’ın güneyinde Irak’la sınır oluÅŸturacak ÅŸekilde, güney batı yönünde uzanır.
Hacıbey Vadisinin oluÅŸturduÄŸu havzaya, Gerdi adı verilir Bu yöre, Hakkâri bölgesinin en alçak kesimidir.İklim özellikleri öbür yörelerden oldukça farklıdır. Yazlar daha sıcak, kışlar daha yumuÅŸak geçer. Bu nedenle, Hacıbey Vadisi’nin il sınırları içindeki bölümde bulunan tarım alanlarında, buÄŸday, arpa, mısır ekimi yanında yaz sebzeciliÄŸi ve meyvecilik de yapılmaktadır.

Jeolojik Yapı
     Hakkâri kütlesinin temelini, kuzeyde ve merkezde I.zaman kristalen şistleri, güneyde ve doğuda ise daha çok kretase eosen kalkeri oluşturur. Kütlenin güney batısı, oldukça kalın, Çimentolaşmış konglomeralar ve kırmızı kumtaşları kaplıdır.

     Hakkâri Dağları, Alp kıvrım sisteminin balık pulu yapılı sıradağlarıdır. Kaba bir yaklaşımla Hakkâri Dağlarının temelini paleozoik kıvrımlı-kıvrıklı tabakalarla, yer yer kristalen şistlerin oluşturduğu söylene bilir. Araya, kretase-tersiyer oluşumları girmiş ve mezozoik-tersiyer tabakaları tortulaşmıştır. Bütün bu tabaka ve kültürlerin durumları, kıvrım aşamaları sırasında değişikliğe uğramış ve bugünkü halini almıştır.

     Hakkâri Torosları’nın ana çatısını oluÅŸturan Cilo Dağı ve çevresinin jeolik yapısı, tektonik hareketler ve aşınmalarla yakından ilgilidir. Bölgedeki yassı platolar, tersiyer tabanlarından oluÅŸur. Sivri dorukların temeli sert volkanik oluÅŸumlar, güneydeki basamakların temeli ise triyas tabakalarıdır. Cilo Dağı ve çevresinin kuzeyindeki, Yüksekova çöküntü alanı ile Büyük Zap oyulma ve boÅŸalma alanları ortaya çıkmıştır