KAPADOKYA’DA SOSYO-KÜLTÜREL YAPI

Kapadokya’nın sosyo-kültürel yapısı çerçevesinde; bölgenin el sanatları, düğün-doÄŸum gelenekleri, folklorik özellikleri ele alınmaktadır.

Kapadokya’nın Folklorik Özellikleri

Kapadokya’nın folklorik özellikleri baÄŸlamında, dilin kullanımındaki yöresel farklılaÅŸma ve yerel ağızlara, yöresel edebiyata, geleneksel müzik ve halk ozanlarına, yöresel yemeklere, özel gün ve festivallere deÄŸinilecektir.
1) Dilin Kullanımında Farklılaşmalar ve Yerel Ağızlar

Kapadokya yöresi dil ve anlatım bakımından İç Anadolu Bölgesi’nin özelliklerini taşır. Yerel ağız, geliÅŸme sürecinde geçirilen yönetsel ve toplumsal deÄŸiÅŸimlerden, bunların etnik yapıda doÄŸurduÄŸu karışımdan izler taşır. Halkın kullandığı dil, kurallı Türkçe’den bölgesel ağız olarak farklılaşır. Ses bilgisi (fonetik) bakımından, halkın kullandığı dilde temel ünlü (vokal), ünsüz (konsonat) seslerin, farklı vurgu ve tonlamalarından kaynaklanan çeÅŸitleri bulunmaktadır. Dolayısıyla halk dilinde 20 ünlü, 43 ünsüz harf tespit edilmiÅŸtir.
Yörede dil benzeÅŸmesi güçlüdür. Yapılarının özelliÄŸi itibarıyla ses benzeÅŸmesine uymayan kimi ekler de yerel ağızda dil benzeÅŸmesinin etkisinde kalır. ÖrneÄŸin, var-ıhan (var iken), doku-han (dokurken). “İdi, imiÅŸ, ise, ki” ekleri de benzeÅŸmeye uÄŸrarlar. “İle” edatının ses deÄŸiÅŸmesi ve hece kaymasıyla oluÅŸmuÅŸ “ına, inan, nan” gibi bir bölümü ya da tümü ekleÅŸmiÅŸ türleri de ses benzeÅŸmesine uymuÅŸtur. ÖrneÄŸin, ÅŸonun-ına (ÅŸunun ile), dam-ınan (dam ile).
Yerel ağızda ünlü değişimleri ünsüzlerin ünlülere etkisiyle oluşur. Kalın ünlülerin incelmesi, ince ünlülerin kalınlaşması, düz ünlülerin yuvarlaklaşması, yuvarlak ünlülerin düzleşmesi, geniş ünlülerin daralması, dar ünlülerin genişlemesi şeklinde gerçekleşen değişmeler yaşanır. Örneğin, serhoş (sarhoş), goley (kolay), temam (tamam), urat (rahat), övel (evvel), mötüre (metre), melmekat (memleket), ihdiyar (ihtiyar) gibi.
K/g değişimi en bilinen ünsüz değişimidir ve yörede yaygındır. Ünsüzler yönünden görülen başlıca değişimlere örnekler şunlardır: K/ğ değişimine örnek: Nağadar (ne kadar); K/h değişimine örnek: Yahar (yakar), çıhar (çıkar), bahacan (bakacaksın); Ç/ş değişimine örnek: ileşberlik (rençberlik), ağaşlar (ağaçlar); R/l değişimine örnek: Gali (gayrı), belaber (beraber); R/n değişimine örnek: Teknar (tekrar), soğna (sonra); V/ğ değişimine örnek: Duğar (duvar), cuğap (cevap).
Akınlamak (sevdalanmak), çılgısız (şımarık), alamaç (alev), endek (aşağı, adi), koğşak (yumuşak), navrat (surat, yüz) vb. ifadeler yöreye özgü örneklerdir.
Ancak son zamanlarda tüm yöresel ağızlarda yaşanan anonim yapıdaki kelime üretiminin kısırlaşması süreci bu yörede de yaşanmaktadır. Yöresel ifadelerin anonim kullanımları yok olmaya başlamıştır.

2) Yöresel Edebiyat

XI. yüzyıldan itibaren bölgeye yerleÅŸmeye baÅŸlayan Türkmenler, Kapadokya’da kültürel yaÅŸamı, özellikle de edebiyatı önemli ölçüde etkilemiÅŸlerdir. Edebi ürünler halk ÅŸiiri ve efsanelerdir. Yörede halk ÅŸiirinin BektaÅŸi geleneÄŸinin bir türevi olduÄŸu söylense de bu henüz kanıtlanabilmiÅŸ deÄŸildir. Kapadokya’da XX. Yüzyılda yaÅŸamış olan halk ozanları Aşık Yahya (Sertbakan) ve Aşık Åžuayip Åžahin’dir. Türk halk müziÄŸi sanatçısı Refik BaÅŸaran da bölgede yetiÅŸmiÅŸ, Türkiye’nin tanınmış simalarından biridir.
Yöresel efsaneler arasında en önemlisi Hacı BektaÅŸ-ı Veli’ye iliÅŸkin efsanelerdir. HacıbektaÅŸ ilçesinin etrafında bulunan bütün tarihi yapılar için efsaneler mevcuttur. BaÅŸka bir efsane yeraltı ÅŸehirleri ve peribacalarına iliÅŸkindir. Avcılar Kasabası da adını peribacaları efsanesinden alır. Yeraltı ÅŸehirlerinde devlerin yaÅŸadığı anlatılır, birbirine açılan odaların kapılarındaki deÄŸirmentaşı büyüklüğündeki sürgüler bunun kanıtı olarak görülür. BaÅŸka bir efsane de Özkonak’ta Belha Manastın’na adını veren Belha Efsanesi’dir.

3) Geleneksel Müzik ve Halk Oyunları

Uzun ve kırık hava grubunda yer alan türküler yöreye özgü türkülerdir. Uzun hava grubunda yer alan türküler çoğunluktadır. Bu türküler herhangi bir enstrüman eşliğinde söylenebildiği gibi salt sözlerle de ifade edilebilmektedir.
Kırık hava grubundaki türküler ise daha çok düğünler, oturak alemleri gibi eğlence ortamlarının müziğidir. Yörede türkülere eşlik eden enstrümanlar bağlama, zilli maşa, tef, klarnet, davul, zurna, kaval ve cümbüştür.
Geleneksel halk oyunları sınıflandırmasında Kapadokya, Türkiye coğrafyasında Halay grubunda yer alır. Halay karakteristiğinde sergilenen oyunlar ağırlama, üçayak, şenola, cezayir, düzleme, hoş bilezik, leblebi, temurağa, ayvadibi, reyhan ve naridir.

4) Yöresel Yemekler

Kapadokya mutfağı yörede yetişen ürünler etrafında gelişmiş bir mutfaktır. Bu coğrafyada tarımsal ürünlerin çok çeşitli olmaması mutfağı ve beslenme alışkanlıklarını etkilemiştir. Yemeklerde kullanılan malzemeler ağırlıklı olarak yörede yetişen patates, mercimek, kabak, buğday, nohut, fasulye gibi ürünlerden oluşmaktadır. Aynı zamanda pekmezin yaygın kullanıldığı görülmektedir. Tahıl (un) ve etten oluşan yemek çeşitleri yöre halkının damak zevkine uygun düşmektedir.
Büyük yerleÅŸimlerin bir bölümünde, kırsal kesimin tümünde kışlık yiyecekler yazdan hazırlanır. Hazırlıklardan en önemlisi bulgur kaynatmadır. Bulgurun hazırlanışı kullanım biçimine göre iki türlüdür. Soku denilen büyük taÅŸ dibeklerde dövülerek kabuÄŸu çıkarılan nispeten iri taneli bulgura “düğü”, ince kırılmış bulgura “pıtpıtı” denir. DiÄŸer hazırlıklar pekmez yapımı, şıra kaynatma, meyve-sebze kurutmadır. Meyvelerin ince dilimlere ayrılıp kurutulmasına “kak” adı verilir. Bunlar kışın komposto vb. yapımında kullanılır. BaÅŸka bir hazırlık, turÅŸu ve yufka ekmek yapımıdır. Üzüm ve pezek denen pazı, özgün turÅŸu türleridir. Küplere doldurulan üzümlerin üzerine şıra konarak bozulması önlenir. Yufka ekmek yapımı, yardımlaÅŸmaya ihtiyaç duyulan bir hazırlıktır. Kadınlar bir araya gelip her gün bir ailenin ekmeÄŸini hazırlarlar.
Geleneksel mutfakta iÅŸler iki mekân içinde yürütülür. Birincisi tandır ve ocağın bulunduÄŸu mekân, ikincisi malzemelerin bulunduÄŸu kayıt damı (kiler)dır.71 Yemek yapımında kullanılan araç gereçler arasında topraktan yapılmış çömlek ve tandır ikilisinin ayrıcalıklı bir yeri vardır. Yöresel yemeklerden en önemlileri düğü çorbası, sütlü çorba, aÄŸpakla, nohutlu yahni, kayısı dolması, gendirme, dıvıl ayva dolması ve dolaz’dır:

Düğü çorbası: Tereyağının içine salça konup kavrulduktan sonra su ilave edilir ve içine düğü (ince bulgur) atılır.

Sütlü çorba:
Kaynamış bulgura ya da düğüye süt ilave edilerek pişirilir.

Ağpakla (Kuru fasulye): Yörede kuru fasulyeye ağpakla denir. Beyaz fasulye, yağ ve kemikli et karışımı bir çömleğe konur. Çömlek yufka ekmeğinin pişirildiği tandıra gömülür. Gömülü olduğu yerde üç dört saat pişer.

Nohutlu yahni: Yapılış şekli biraz ağpaklaya benzer. Soğan ve koyun eti yağda kavrulur. Kavrulan malzeme bir gece önceden suda bekletilen nohutla birlikte çömleğe konur. Su ve salça ilave edildikten sonra tandırda köz haline gelmiş ateşin içine gömülerek pişirilir.
Kayısı dolması: Genellikle bitirgen denen tatlı kayısıdan yapılır. Eğer kayısı tatlı değilse pişirirken içine pekmez ilave edilir. Parça et veya kıyma ile kayısılar çömlekte pişirilir.

Gendime: Bir tavanın içine tereyağı konur. Soğan ve salça eklenerek kavrulur. Bu karışımın içine yarma katılarak biraz daha kavurmaya devam edilir. Diğer yanda kurutulmuş kemik çömleğin altına konur. Kavrulmuş yarma da eklenip, üstünü örtecek şekilde su ilave edilir. Çömleğin ağzı kapatılarak tandırda pişirilir.

Dıvıl: Haşlanmış patates bulgur ile yoğrulup küçük köfteler halinde yağda kızartılır.
Ayva dolması: Ayvaların içi oyulduktan sonra düğü ve kıyma karışımı ile doldurulur. Tepsiye dizilir. Pişerken üzerine su ve pekmez ilave edilir.

Dolaz: Yumurta, süt veya su ile un karıştırılır. Daha önceden kızdırılmış olan yağ karışımın üzerine dökülür, iyice kavrulur. Lengere denen kalaylanmış yayvan bakır tabağa yerleştirilip üzerine şeker kestirmesi veya bal dökülür.

5) Kapadokya’da El Sanatları

Kapadokya’nın tarihi ve doÄŸal zenginliÄŸi çaÄŸlar boyunca bölge insanı tarafından doÄŸal malzemelerle yoÄŸrulup bütünleÅŸmiÅŸ ve sanata dönüşmüştür. Kapadokya halkının geçim kaynağı olan uÄŸraÅŸlarda, bu doÄŸal ve kültürel varlığın mirası önemli yer tutmaktadır. Kültürel mirası canlı tutmasının yanında ekonomik bir getiriÅŸi de olan el sanatları çömlekçilik, halı (kilim) dokumacılığı, el yapımı bebek üretimi ve oniks taÅŸ iÅŸlemeciliÄŸidir.

Çömlekçilik

ÇömlekçiliÄŸin Kapadokya’daki geçmiÅŸi, Hititler’e kadar uzanmaktadır. Anadolu’da çömlek yapımı Neolitik devirde (İ.Ö. 7000′li yıllar) Çatalhöyük’te baÅŸlamış, İ.Ö. 2000′lerde Mezopotamya’dan ticaret için gelen Asurlular Hititler’e çömlek yapımını öğretmiÅŸlerdir. Bu el sanatı bölgede yaÅŸayan medeniyetler tarafından bugünlere kadar sürdürülmüştür. Kapadokya’nın toprak kaplarıyla (çömlek) ünlü yöresi Avanos’tur. Volkanik bir arazi üzerine kurulu olan ilçe, bir yandan Kızılırmak’m getirdiÄŸi nitelikli çamur, öte yandan yakın çevredeki elveriÅŸli kil yatakları dolayısıyla yoÄŸun bir seramik üretimi için uygundur. ÇeÅŸitli iÅŸlemlerden geçilerek üstün nitelikli bir seramik hamuru haline getirilen yaÄŸlı kırmızı toprak basit görünüşlü atölyelerde ÅŸekil kazanır.
Yerli halkın “iÅŸlik” veya “çanakhane” adını verdiÄŸi atölyeler, güneÅŸ almayan gösteriÅŸsiz mekânlardır. Zemini toprak olan bu atölyelerde bir ila dört arasında tezgah bulunur. Kapıya yakın, ışık alan bir duvar kenarına kurulan tezgâha bölgede “çıkrık” adı verilir. Çamur teknelerinde suyla karıştırılarak bekletilen çamur bir süre sonra kıvamını bulur, elde edildiÄŸi yatağın türüne göre silisli, gevÅŸek, yumuÅŸak veya yaÄŸlı, sert ya da milli özellikler gösteren çamur türlerine göre üretilecek kap türü de seçilir. Malzemenin zenginliÄŸi, çömlek ustasına farklı büyüklükte seramikler hazırlama imkânı tanır. Ayakla çevrilerek hareket verilen çark üzerindeki çamur topağı dönmeye baÅŸladığında, birkaç dakika içinde incelip yükselmeye baÅŸlayan kütle sonunda inanılmaz bir ÅŸekil kazanır. Çarkta çekilen formlar ustaca yerinden kaldırılıp “yanalak” adı verilen havadar bir tezgâh üzerinde kurumaya bırakılır. Bu sırada boyama ve cila iÅŸlemleri gören kaplar yeterince kuruduktan sonra fırınlara istiflenir. 600-700 °C civarında bir ısıda piÅŸirilen kaplar sertleÅŸerek istenen özelliÄŸe kavuÅŸturulur.
Formlar ve boyutlar ihtiyaca ve çamur türüne göre ÅŸekillenir. Geleneksel üretim, boyları 20 cm’den 1.5 m’ye kadar deÄŸiÅŸen, çömlek, küp, testi ve güveçlerden oluÅŸan iÅŸlevsel gereçler üretimidir. Son yıllarda Hitit ve Frig seramikleri baÅŸta olmak üzere, Anadolu’nun en eski formlarını tekrarlayan hediyelik eÅŸya üretimi baÅŸlamıştır.
Günümüzde Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük kentlerde, hatta Avrupa’nın büyük kentlerinde dekoratif aksesuarlar satan maÄŸazaların vitrinlerini süsleyen Avanos yapımı testiler, antik çanak, çömlek reprodüksiyonları bölgenin en önemli gelir kaynaklarından biri haline gelmiÅŸtir.

Halı-Kilim Dokumacılığı

Kapadokya’da Bizans döneminden bu yana sürdürülen dokumacılık, bir ara eski yaygınlığını yitirmiÅŸ ancak yörede turizmin geliÅŸmesiyle yeniden canlanmıştır.
Halı dokumacılığı en çok Ürgüp ve Avanos’ta, kilim dokumacılığı ise Kozaklı ve GülÅŸehir’de yaygındır. Avanos’ta çubuk desenli, parçalı kilim dokumacılığı da yapılmaktadır.
Dokuma ürünlerin, yer halısı ve kilim, sedir ve divan örtüsü, yastık halısı, seccade olmak üzere çeşitleri mevcuttur. Yörede kök boyası kullanılarak dokunan eski halılarda çoğunlukla Selçuklu motifleri hakimdir. Ama bugünkü motiflerde çevre yörelerin etkisi görülmektedir.
BaÅŸka bir dokuma türü de “culfa” adı verilen kaba kumaÅŸ dokumasıdır. Culfa tezgahlarında dokunan bu kumaÅŸlar ÅŸalvar yapımında ve bele sarılan ÅŸal kuÅŸaklar için kullanılır. ÇoÄŸunluÄŸu Ürgüp ve Göreme’de bulunduÄŸu tesbit edilen bu tezgahlarda bugün üretim yapılmamaktadır.
Kapadokya’da çok sayıda bulunan halı satış maÄŸazalarında sadece yöreye ait olan halı ve kilim örnekleri sergilenmemekte, Türkiye’nin hemen her bölgesine ait halı ve kilim türleri bulunmaktadır.

El Yapımı Bebekler

El yapımı ünlü Kapadokya bebeklerinin yapım merkezi, Ürgüp’e 50 km. uzaklıktaki SoÄŸanlı Köyü’dür. Çok deÄŸil, bundan birkaç yıl öncesine kadar fakir bir köy olan SoÄŸanlı, bu bebeklerin yapımı sayesinde geliÅŸerek müreffeh bir köy olma niteliÄŸi kazanmıştır.

Oniks-Taş İşlemeciliği

Kapadokya’nın günlük yaÅŸamı üzerinde eskiden beri taÅŸların büyük etkisi olmuÅŸtur. Taşın konut, ibadethane, mimari dışında kullanıldığı bir baÅŸka alan da süs eÅŸyası üretimidir.
Özellikle Hacıbektaş çevresinde yoğun olan oniks taşı, sarı, pembe, kırmızı, beyaz renklerdedir. Damarlı taş adı verilen birden fazla rengi içeren çeşitleri de bulunmaktadır. Üzerine çeşitli motifler işlenen ve biçimlendirilen oniks taşı kişisel süs eşyası ve ev aksesuarı yapımında kullanılır. Geçmişte, özellikle Hacıbektaş dergâhına bağlı kişiler arasında Teslime Taşı olarak bilinen kolyelerin yapımında kullanılmıştır.

El Sanatları Ürünlerinin Satış Yerleri

Kapadokya’da satışa sunulan el sanatları ürünleri daha çok halı-kilim; çanak, seramik ve oniks taşından yapılmış aksesuar ağırlıklıdır. El sanatları ürünlerini turistik eÅŸya olarak satan maÄŸazalar Avanos, Ürgüp, Uçhisar, Göreme, Ortahisar, NevÅŸehir, Derinkuyu, ÇavuÅŸin ve SoÄŸanlı Köyü’ndedir.
Avanos’ta 13 adet halı ve kilim satış yeri, 47 adet çanak ve seramik atölyesi ve bunlara ait satış yeri bulunmaktadır. Ürgüp’te 32 turistik eÅŸya satış yerinin 24′ünde halı ve kilim satışı yapılmaktadır. Ürgüp’te bir El Sanatları Çarşısı da mevcuttur. Uçhisar’da 6 adet halı satış yeri, 4 adet oniks taşı satış yeri bulunmaktadır. Göreme’de 6 adet turistik eÅŸya satış yeri vardır. Bunların üçünde halı ve kilim satılmaktadır. Ortahisar’da 1 adet halı satış yeri, 2 adet oniks taşı satış yeri bulunmaktadır. NevÅŸehir kent merkezinde 2 adet Derinkuyu’da 1 adet halı ve kilim satış yeri vardır. ÇavuÅŸin’de 1 adet oniks taşı satış yeri bulunmaktadır. SoÄŸanlı Köyü’nde köylüler tarafından yol üzerine kurulan tezgahlarda el yapımı bebekler satılmaktadır.
6) Düğün ve Doğum Gelenekleri

Düğün-Nişan, Kız İsteme Gelenekleri

Nevşehir yöresinin geleneksel söz kesme, nişan ve düğün gelenekleri şehir merkezlerinde sürdürülmemekte, bu gelenekler köylerde devam ettirilmektedir.
Söz bağlama, düzen bozma, bayrak kaldırma, övülme, kız başı yıkama, seysana, saçı, kakül kesme, nahıl övme ve karınca yürüyüşü gibi gelenekler köylerde devam eden düğün, nişan ve kız isteme geleneklerindendir.

Söz Bağlama; Kız isteme esnasında, gelenlere sözü bağlama işareti olarak bir çift çorap verilir. Böylece söz kesilmiş olur.

Düzen Bozma; Düğünden bir hafta önce, ÅŸehir pazarına gidilerek erkek tarafının gelinin, kız tarafının da damadın ihtiyaçlarını almasına “düzen bozma” denilmektedir.

Bayrak Kaldırma; Bayrak kaldırma töreni ile düğünün olacağı topluma haber verilir.

Kız Başı Yıkama; Düğünün ilk günü “kız başı yıkama” günüdür. Kına gecesi geleneÄŸi halen devam etmektedir.

Övülme (kına gecesi); Kına gecesinin bir başka adı da övülmedir. Gelin odanın bir köşesine oturtulur. Avucuna kına ve para konur. Daha sonra avucu açılmaya çalışılır, gelin direnir. Kınayla paranın gelinden alınıp damada ulaştırılmasının bereket getireceğine inanılır.

 

Seysana; Gelinin baba evinden alınıp koca evine götürüleceği gün, önce toplu halde yerine getirilen çeyiz götürme geleneğidir.

Saçı; Gelin, damat evine geldiÄŸinde damat veya babası tarafından “saçı” denen metal para ve leblebi karışımı gelinin üstüne saçılır.

Kakül Kesme; Düğün bittikten bir gün sonra kadınlar tarafından yeni evli gelinin evine gidilerek kakül kesme geleneği yerine getirilir.

Nahıl Övme; Ürgüp ve yöresindeki bazı köylerde evlenecek erkeÄŸin uÄŸurunun açılması, toplumda prestijinin yükselmesi için “nahıl övme” adı verilen bir gelenek yaygındır. Bu iÅŸlemden önce “güvey donatma” iÅŸlemi gerçekleÅŸtirilir. Nahıl, yaklaşık iki metre yüksekliÄŸinde tahta iskeletin üzeri renkli kağıtlarla süslenerek yapılır. ErkeÄŸin gelecek hayatının aydın olması dileÄŸiyle üzerine dört mum konur.

Karınca Yürüyüşü; Nar Köyü ve çevresinde gelin almada “karınca yürüyüşü” geleneÄŸi vardır. Yengeler üçer üçer ard arda dizilirler. Gelin üçüncü sıradadır. Alay, karınca yürüyüşü denen çok ağır ve kısa adımlarla düğün evine ulaşır. Karınca yürüyüşünün altında kız babasını gücendirmeme düşüncesi yatmaktadır.

DoÄŸum Gelenekleri

Doğumdan önce anne adayı hızlı giden at arabasına bindirilir. Aynı şey çocuğu olmayan kadınlara da yapılır. Çocuk doğduğunda hafifçe dağlanırsa ya da ince elenmiş toprağa yatınlırsa güçlü ve dayanıklı olacağına inanılır. Bu geleneklerin önemli bir kısmı terkedilmiştir. Ancak nazar, al basması, kırk karışması gibi gelenekler halen varlığını korumaktadır.

 

7) Kapadokya’da Özel Günler ve Festivaller

NevÅŸehir kent merkezinde ve ilçelerinde farklı gün ve haftalarda kutlamalar ve festivaller düzenlenmektedir ÖrneÄŸin NevÅŸehir’in il oluÅŸu, Temmuz ayında ilde resmi düzeyde kutlanmaktadır. NevÅŸehir il merkezinde Türkmen Sofrası Şöleni geleneksel olarak devam etmektedir. HacıbektaÅŸ İlçesinde Hacı BektaÅŸ-ı Veli’yi anma töreni, Ürgüp İlçesinde baÄŸbozumu festivali ve ÅŸarap yarışmaları her yıl belirli günlerde yapılmaktadır. Avanos İlçesinde de Uluslararası El Sanatları Festivali düzenlenmektedir.

Kapadokya’da Özel Günler ve Festivaller

Kutlama Günü Tarih Yer
Hacı BektaÅŸ-Veli’yi Anma Günü 16-18 AÄŸustos HacıbektaÅŸ
NevÅŸehir’in İl OluÅŸu 20 Temmuz NevÅŸehir
Bağ Bozumu Festivali 3-5 ya da 4-6 Ekim Ürgüp
Şarap Yarışması 2-6 Haziran Ürgüp
Uluslararası El Sanatları Festivali 18-20 Ağustos Avanos