HepsiTR.Com - Türkiye Arşivi

—– Türkiyenin En Geniş ve Güzel Tanıtım Platformu. İl il, İlçe ilçe Türkiye Turu

Dipsizgöl Şelalesi / Dipsizgöl Waterfall

 

Doğal güzellik itibariyle çok zengin bir ildir. Çünkü il toprakları üç ayrı havza ve değişik iklim bölgelerine yayılmış ve toprakları yüksek sarp ve derin vadilerle parçalanmıştır. III. zamanda yoğun kırılma ve kıvrımların olması, çeşitli birleşimlerle temel kaynakların oluşmasını sağlamıştır. Diğer taraftan suda direnci az olan tuzlu ve kalkerli yüzlerin aşınması ile ilginç yeryüzü şekilleri ortaya çıkmıştır. Devamı İçin Tıklayın »

Tödürge Gölü : Sivas-Erzurum karayolunun 50.km’sindedir. Cencin Ovasının doğusunda yer alır, gölün yüzeyi 5 km2′yi bulur. Ortalama derinliği 20 metredir. En derin yerinin 45 metreyi bulduğu söylenmektedir. Gerek dipten kaynaklanan su gerekse yöredeki kaynaklardan oluşan sular gölü beslemektedir. Açılan bir kanalla gölün fazla suyu Kızılırmak’a akıtılmaya çalışılmaktadır. Gölde çok çeşitli ve bol miktarda balık bulunmaktadır. Gölün doğusunda iki tane adacık dikkati çekmektedir. Buralar Turnaların uğrak yerleridir. Ömürlerinin büyük bir kısmını burada geçirirler. Gölün kenarında bir gazino bulunmaktadır. Gölde kayık gezintileri yapılabilmektedir. Aynı zamanda burası bölgenin en iyi mesire yerlerinden birisidir. Cumhuriyet Üniversitesinin dinlenme tesisleri de bu gölün çevresinde bulunmaktadır. Devamı İçin Tıklayın »

Sivas, akarsu bakımından oldukça zengindir. Ancak, bu akarsulardan vadilerin, dar ve derin olması nedeniyle yeteri kadar yararlanılamaz.

 

Kızılırmak : Önce dikkatimizi Kızılırmak kaynağı bölgesine yöneltirsek, yurdumuzun bu büyük nehrinin, Kızıldağ tepesinin güney yamaçlarından birkaç kol halinde çıktığını görürüz. İmranlı yakınlarına kadar ayrı akan kollar İmranlı önlerinde birleşerek Kızılırmak adını alır. Zara’ya giriş Kösedağı eteklerinden gelen Habeş (Arap) çayını alır. Zara ovasının güneyinde Acısuyu aldıktan sonra Hafik yönünde akışını sürdürür. Hafik önlerinde Kuruçay ve AcıIrmak’ı aldıktan sonra yavaş yavaş Sivas önlerine gelir. Sivas’ta Tecer Çayı, Mundar Irmak, Mısmılırmak ve biraz daha batıda Yıldız ırmağını alır. Yıldızeli topraklarından geçerken kalın suyuyla birleşir. Şarkışla’da Kaldırak Çayı, Acısu, Gemerek’te Sınır Çayı, Kasımbeyli Deresini kaynağını Sızır kasabasından alan Göksu Çayını aldıktan sonra Deveboynu yöresinde Sivas topraklarına veda eder. Devamı İçin Tıklayın »

Genel olarak dağlık ve yüksek bir plato üzerinde kurulan Sivas İlinin ortalama yüksekliği 1000 metrenin üzerindedir. Dağlar, bu dağlar arasında vadiler, çukurlardan oluşan ovalar ve dağların aşınması ile oluşan yüksek platolar ilin başlıca yüzey şekillerini oluştururlar. Ülkenin doğal yapısı itibariyle doğuya doğru gidildikçe yükselir. İlin batısında yer alan Gemerek, Şarkışla ve Yıldızeli ile orta kesimlerindeki Merkez ve Kangal ilçeleri aşınma ile düşmüş dağlar ve geniş platolarla kaplıdır.

 

İlin doğusu, güneydoğusu ve kuzeyinde yer alan Hafik, Zara, İmranlı, Koyulhisar, Suşehri, Gürün ve Divriği’de sarpça dik sıradağlarla derin sarp ve uzun vadiler yer almaktadır. Kızılırmak kıyı düzlükleriyle, Polanga düzlüğü dışında bölgede önemli bir düzlük bulunmaz. Devamı İçin Tıklayın »

Sivas ili Anadolu yarımadasının ortasında, İç Anadolu Bölgesinin Yukarı Kızılırmak bölümünde yer alır. İl topraklarının büyük bölümü Yukarı Kızılırmak, bir bölümü de Yeşilırmak ve Fırat havzalarında yer alır. 35° - 50° ve 38° -14′ doğu boylamları ile 38° - 32′ ve 40° -16′ kuzey enlemleri içerisinde kalan il, 28.488 km2‘ilk yüzölçümüyle, Türkiye’nin toprak bakımından ikinci büyük ilidir. İl topraklarının Kızılırmak havzasına giren bölümünde Karadeniz iklimi, Fırat Havzasına giren bölümde ise, Doğu Anadolu iklimi egemendir. İl alanı kuzeyden Kelkit Vadisi, Doğudan Köse Dağlarının uzantıları Kuruçay Vadisi ile Yama Dağı,Güneyden Kulmaç Dağları, tahtalı Dağlarının uzantıları ve Hezanlı Dağı, Batıdan Karababa, Akdağı ve İncebel dağları gibi doğal sınırlarla çevrilidir. Devamı İçin Tıklayın »

ÇUBUKÇULUK VE AĞIZLIKÇILIK

“Ağızlıkçılık” veya “Çubukçuluk” ismiyle anılan el sanatının başlangıcı 1800’lü yıllara kadar iner. Sivas ağızlıklarının yapımında Tokat- Erzincan- Kars ve Ağrı yörelerinden temin edilen “Germişek ya da karamuk” denilen ağaç cinsleri kullanılır. Devamı İçin Tıklayın »

Sivas, karasal bir iklim yapısına sahiptir. Kışları soğuk ve sert geçer, genelde kış aylarında bol kar yağışı görülür ve ortalama 3-5 ay karla örtülüdür. Yazları sıcak ve kurak, ilkbahar ve sonbahar ayları yağmurlu geçer. Her ne kadar kışlar soğuk geçse de, ilin Kuzey bölümünde, “Koyulhisar ve Suşehri ilçelerinde” karasal iklimden tipik Karadeniz iklimine geçiş görülür. Bu bölgelerde, iç kesimlere göre havalar ılık geçer.

Yapılan gözlem ortalamalarına göre (son 50 yıl içinde gözlenen) en soğuk ay -34.6 derece ile Ocak ayıdır. Devamı İçin Tıklayın »

Eski adı “Sebasteia” olan Sivas, Anadolu’nun en eski ve önemli yerleşim merkezlerinden biridir. Kazı ve araştırmalarda ele geçen buluntular, yörede ilk yerleşimin Neolitik Çağ’a (M.Ö. 8000-5500) uzandığını göstermektedir. Kent M.Ö. 2000′lerde değişik yerleşmelere sahne olmuştur.
M.Ö. XVII. yüzyılda Hitit sınırları içinde yer alan kentin güney kesimi Geç Hitit devletleri döneminde “Tilgarimmu” adıyla anılmaya başladı. M.Ö. VII. yüzyılda Kimmer ve İskit istilalarına uğradı. M.Ö. VI. yüzyıl başlarında Medler’in, aynı yüzyılın ortalarında da Persler’in egmenliğine girdi. M.Ö. IV. yüzylılın ikinci yarısındaki kısa süreli Büyük İskender’in Makedonya yönetiminin ardından Kapadokya Krallığı’na bağlandı. M.S. 17′de bütün Kapadokya ile birlikte Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine girdi. Bu dönemde kısa sürelerle Partlar’ın ve Sasaniler’in eline geçti. Bizans döneminde önce Armeniakon Tehması’nın sınırları içindeydi. XII. yüzyılda Sebasteia Tehması’na bağlandı. Devamı İçin Tıklayın »